Sosyal Medya

K ile Başlayan Tıbbi Terimler – Latince Sözlük – Tıp Sözlük


k ile başlayan tıbbi terimler
Bumerang - Yazarkafe

Tıp Sözlük

K ile Başlayan Tıbbi Terimler – Latince Sözlük – Tıp Sözlük

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (3 Kişi oy verdi, 5 üzerinden: 5,00. Bu yazıya oy vermek ister misiniz? )
Loading...

KA

kalifikasyon, kualifikasyon: yeterlik; niteleme; nitelik

kadavra: ölü, ceset

kadran: çeyrek, dörtte bir

kafeterya: yemekhane

kalibrasyon: ayarlama

kalibre: çap

kalibre etmek: ayarlamak

kalifiye: yetkin

kaliks: çanak

kalitatif: nitel, niteliksel, niteleyici

kalitatif analiz: nitel çözümleme

kalite: nitelik

kalkül: taş

kalkülasyon: hesaplama

kallus: nasır; önkemik doku (kırık sonrası)

kalp: yürek

kalsifikasyon : kireçlenme

kalsifiye: kireçleşmiş, kireçlenmiş

kamara: oda

kamptodaktili: kıvrıkparmak

kampus, kampüs: yerleşke

kanal: yol, boru

kanalikül: borucuk

kanalize etmek: yönlendirmek

kangren: kankıran

kanin: köpekdişi; köpekgil

kanserojen: kanser yapıcı

kanseröz: kanserli; kanser yapıcı

kantitatif: ölçülebilir, nicel, niceliksel

kantite: nicelik, miktar; ölçü

kanül: borucuk

kapasite: sığa; yetenek

kapilarite, kapillarite: kılcallık

kapiller dolum süresi: kılcaldamar dolum süresi

kapiller permeabilite: kılcal geçirgenlik

kapiller : kılcal; kılcaldamar

kapsid, kapsit: kılıf

kapsül: kılıf; jelatin kılıf (ilaç)

kaput: baş

karakter: özellik

karakteristik: belirtken, ayırtkan; belirleyici, ayırt edici

karantina: sıkıyalıtım

kardi(y)a: kalp, yürek; mide ağzı

kardiyak: kalp(le ilgili), yürek(le ilgili); mide ağzı(yla ilgili)

kardiyak arrest: kalp durması

kardiyak intake: kalp girdisi

kardiyak output: kalp çıktısı, kalp atım hacmi

kardiyolog: yürekbilimci

kardiyoloji: yürekbilim

kardiyomegali: kalp büyümesi

kardiyopulmoner resusitasyon: diriltme, canlandırma

kardiyotoksik: kalbe yan etkili

kardiyotonik: kalp güçlendirici

kardiyovasküler: kalp ve damar(la ilgili)

karina: yargan

kariyer: meslek, meslekte aşama

karpal: elbileği(ne ait)

karsinojenik: kanser yapıcı

kartilaj: kıkırdak

karyotyping : soyaktaran dizimi

kaset: kutu

kaskad(t): basamaklı dizgi; çavlan, şelale

kastrasyon: eşeybezi çıkarımı

kaşe: damga; güllaç hap

kaşeksi: erimişlik, cılızlık

kaşektik: erimiş, cılız

katabolizma: çözüştürüm, yadımlama, yıkım, yıkılım

katalepsi: kasılıkalım

kataleptik: kasılıkalım(la ilgili)

katalizör: hızlandırıcı

katapleksi : yığılakalım

katarakt: aksu, gözperdesi

kataral: akıntılı; nezle(yle ilgili)

katarsis: boşalım; arınma

katartik: bağırsak boşaltıcı, ishal yapıcı

katatoni: donakalım

katatonik: donakalım(la ilgili)

kategori: ulam, bölüm, sınıf, küme

kategorize etmek: bölümlemek, kümelemek

kateter: dalgı

kateterizasyon: daldırım, dalgılama

katgüt: dikiş ipi

kauda ekuina : omurilik kuyruğu

kauda, kavda: kuyruk

kaudal, kavdal: kuyruksal, kuyruk(la ilgili)

kavern: boşluk, kovuk

kavitasyon: kovuklaşma, oyuklanım

kavite: kovuk, oyuk

kazeifikasyon: peynirleşim

KE

keçap (catch up) growth : yakalama büyümesi

kemorezistan: ilaca dirençli

kemosensitif: ilaca duyarlı

kemotaksi(s) : kimyasal çekim

kemoterapi: kimyasal ilaç tedavisi

kemoterapötik: kimyasal ilaç

kiazma, kiyazma: çapraz, kesişme noktası

kifoskolyoz: açılı kamburluk

kifoz: kamburluk

killer: öldürücü, katil

kimera: Genetik olarak farklı olan hücrelerin aynı vücutta bulunmaları durumu.

kinetik: devinimsel; devinimbilim

kinezyoloji: devinimbilim

kist: kese, torba

kistik: kesemsi, torbamsı

kit: Macun.

kiyazma optikum: görme çaprazı

KL

kladikasyon: (dolaşım bozukluğu nedenli) topallama

klasifikasyon: sınıflama, sınıflandırma

klasik: alışılmış, geleneksel, bilinen

-klast: -yıkan

klaster, kluster: küme, demet

klastojen: parçalayıcı

klavikula: köprücük kemiği

kleft: yarık

kleft palat: yarık damak

kleptoman: aşırgan, çalma hastası

kleptomani : aşırganlık, çalma hastalığı

klerens, klirens: temizleme

klimaks: doruk

klimakterik: yaşdönümsel, yaşdönümü(yle ilgili)

klimakteryum: yaşdönümü

klinik: hastane bölümü; inceleme(yle ilgili)

klinisyen: hekim

klipe etmek: kıskaçla tutturmak, kıskaçlamak

klir edilmek: temizlenmek

klir etmek: temizlemek

klon: eşlenik

klonik: titrentili

klonlama: eşleme

klonus: titrenti

klostrofobi: kapalı yer ürküsü

know-how: yapabilme bilgisi

KO

ko-: birlikte, eşlik eden

koagulan: pıhtılaştırıcı

koagulasyon: pıhtılaşma

koagulopati: pıhtılaşma bozukluğu

koagulum: pıhtı

koaksiyal: eşeksenli

koalesan: birleşen, kaynaşan

koalesans: birleşme, kaynaşma

koarktasyon: daralım

kodeks: ilaç kılavuzu

kodominans: eşbaskınlık

kodon: üçlü dizi

koenfeksiyon, koinfeksiyon: eşzamanlı enfeksiyon, eşlik eden enfeksiyon

koenzim : yardımcı enzim

kofaktör: yardımcı etken

kognitif: bilişsel, kavramsal

koheran(t), koheren(t): yapışık; uyumlu, tutarlı

kohesif: yapışkan

kohezyon: yapışma

kohort: küme

koinsidans: rastlantı

koinsidental: rastlantısal

koitus: çiftleşme, cinsel birleşme

koksigis, koksiks: kuyruksokumu

kolaj: kesyap

kol(l)ektif: toplu, ortaklaşa

kol(l)okyum: söyleşili sınav

kolik: ağrı, sancı

kolimasyon: sınırlama; yönlendirme

kolimatör: sınırlayıcı; yön verici

kolit: kalınbağırsak yangısı

kollaborasyon: işbirliği

kollaps: çökme, daralma

kollateral: yandal

kollikül: tümsek, tepecik

kolloid(al): tutkalsı

kolon: kalınbağırsak, sütun, dikeç

koloni: soy, küme, topluluk

kolonik: kalınbağırsak(la ilgili)

kolonizasyon: kümelenme, topluluk halinde kümelenme

kolostomi: kalınbağırsak ağızlaması

kolostrum: ilksüt, ağız

kom(m)ent: yorum

kom(m)osyo serebri: beyin sarsıntısı

kom(m)osyon: sarsıntı

koma: bilinçyitimi;

kombinasyon: birleşim

kombine: birleşik

komis(s)ur(a): birleşke, birleşim yeri

komisyon: kurul

komite: kurul

kommensalizm: ortakyaşam

komorbidite: eşlik eden hastalık

kompakt: sıkı, yoğun, tıkız, özlü

kompakt disk (CD): yoğun disk

kompansasyon: dengeleme, yerine koyma, telafi

kompansatuvar: dengeleyici, telafi edici

kompanse: dengelenmiş, telafi edilmiş

kompanse etmek: dengelemek, yerine koymak, telafi etmek

komparatif: karşılaştırmalı

kompartman: bölme

kompetan: yetkin

kompetans: yetkinlik

kompetisyon: yarışım

kompetitif: yarışımcı

komple(t): tam

kompleks: birleşim; karmaşık, çapraşık

kompleman: tümleç

komplemantasyon: tamamlama, tümleme

komplemanter: tamamlayıcı, tümleyici

komplement : tümleç

kompli(y)ans: uyma; genişleyebilme

komplikasyon: yenisorun, artsorun; karışıklık

komplike: karmaşık, çapraşık, sorunlu

komponent: bileşen, parça, kısım

kompound: bileşik

kompozisyon: bileşim

komprehensif: kapsamlı, ayrıntılı, geniş

kompres: baskı, sıkıştırma; baskıbezi

kompresör: sıkıştırıcı

kompresyon: baskı; sıkışma, sıkıştırma

komprime: sıkıştırılmış

komünikasyon: iletişim

kondansasyon: yoğunlaşma, yoğunlaştırma

kondense etmek: yoğunlaştırmak

kondisyon, kondüsyon: erk, güç; durum; koşul

kondisyonel: koşullu

kondisyoner: geliştirici

kondom: penis kılıfı, kaput

kondüksiyon: iletim

konfigürasyon: biçim, biçimlenme; yapı, yapılanma

konfirmasyon: doğrulama, onaylama

konfirme etmek: doğrulamak, onaylamak

konflikt: çatışma, çelişki

konfluans, konflüens: toplak, döküşek, suçatı; birleşme

konformasyon: uygunluk; biçim

konfüze: kafası karışık; bilinci bulanık; karışık

konfüzyon: kafa karışıklığı; bilinç bulanıklığı

konglomerasyon: kümelenme, yığışım, birikinti

konglomere olmak: kümelenmek, yığılmak, birikmek

konjenital: doğuştan

konjestif: göllenimli, kandolum(la ilgili)

konjesyon: göllenme, kandolum

konjugasyon: bağlama, bağlanma, birleşme

konjuge: bağlanmış, birleşmiş

konjuge olmak: bağlanmak, birleşmek

konkav: içbükey

konklüzyon: sonuç

konkordans: uyum

konkordant: uygun

konkürren: eşzamanlı

konküzyo serebri: beyin sarsıntısı

konküzyon: sarsıntı

konneksiyon: bağlantı

konnektif doku: bağdoku

konsanguanite: akrabalık, kanbağı

konsantrasyon: yoğunlaşma, yoğunlaştırma; derişim

konsantre: derişik, yoğun, yoğunlaşmış

konsensus: uzlaşı

konsepsiyon : döllenim; kavram

konsept: kavram

konservasyon: koruma, korunma

konservatif: koruyucu; tutucu

konsolidasyon: pekiştirme; sertleşme; pekgölge (ışınbilim)

konsorsiyum: birlik

konstant: değişmez

konstellasyon: kümelenme; takımyıldız

konstipasyon: kabızlık, peklik

konstitüsyon: yapı

konstitüsyonel: yapısal

konstriksiyon: büzülme, büzüntü, daralma

konstriktör: büzücü

konsültan: danışman

konsültasyon: danışım

konsülte etmek: danışmak

kontakt lens: yapışır mercek

kontaminasyon: bulaşma, bulaşım; kirlilik, kirlenme

kontamine: bulaşmış, bulaşık

kontamine etmek: bulaştırmak, kirletmek

kontent: kapsam, içerik

kontraksiyon: kasılma

kontraktil: kasılır, kasılabilir

kontraktilite: kasılabilirlik, büzülebilirlik

kontraktür: kasılıkalım

kontrasepsiyon: gebelik önleme

kontraseptif: gebelik önleyici

kontrast: karşıtlık, zıtlık; çelişki

kontrendikasyon: kullanılmama alanı, kullanım sakıncası

kontrendike : sakıncalı, salık verilmez

kontribüsyon: katkı

kontribütör: katkıda bulunan

kontrol: denetim; yeniden değerlendirme

kontur, kontür: sınır

kontüzyo serebri: beyin örselenmesi

kontüzyon: ezilme, örselenme

konvalesan(t): iyileşen, iyiye giden, toparlanan

konvalesans: iyiye gitme, iyileşme, toparlanma

konvansiyonel: geleneksel, alışılagelmiş

konveks: dışbükey

konverjans: birbirine yaklaşma

konversiyon: dönüşüm

konvülsiyon: havale, çırpınma, nöbet

kooperasyon: işbirliği

koopere: iletişim kurulabilen

koordinasyon: eşgüdüm

koordinatör: eşgüder

korozif, korrozif: aşındırıcı

kor, core: iç, çekirdek; yürek

korda: şerit, şerit biçimli yapı

korelasyon: ilişki

korele: ilişkili

koriza: burun akıntısı

kornea: saydam tabaka

koronal: yanal-dikey

korozyon: aşınma

korpus: gövde

korpüskül: parçacık; yuvar, göze, hücre

korpüsküler: parçacıklı, yuvar(la ilgili)

korsa, korse: sıkı iç giysi, sargaç

korteks: kabuk, dış katman

kortikal: kabuk(la ilgili), kabuksal

koryon: dölütörtüsü

kosta: kaburga

kost-ef(f)ektif: eder-etkin

kostik: yakıcı

kostotom: kaburga bıçağı

kot: bebek yatağı, beşik; kaburga

koter: dağlaç

koterizasyon: dağlama

koterize etmek: dağlamak

kovalan(t): ortak değerli, ortaklaşım(la ilgili)

kovaryans: eşdeğişirlik

kozmetik: güzelleştiren

körv, kurve: eğri

KR

kramp: kasınç, kas tutulması

kran(i)yo-: kafa-, kafatası-

krani(y)al: baş(la ilgili), kafa(yla ilgili)

krani(y)um: kafatası, kafa

kresent: yarımay, ayça

kresentik: yarımay benzeri, ayçamsı

krest: kabartı, çıkıntı

kreş: çocukevi, yuva

kreten(izm): cüce(lik)

kriminal abortus: yasadışı düşük

kriminoloji: suçbilim

kript: girinti

kriptik: girinti(yle ilgili), girintili

kriptojen(et)ik: nedeni bilinmeyen

kriptorşidizm: inmemiş testis

kristal: billur

kriter: ölçüt

kriteria: ölçütler

kritik: eleştiri; önemli, ciddi

kriyoterapi: dondurarak sağaltım

kriz: bunalım

kromozom: soyaktaran

kronik: süregen

kronikleşmek: süregenleşmek

kronoloji: zamandizin

kronolojik: zamandizinsel, tarih sırasıyla

kronometre: süreölçer

kros(s): çapraz

kros(s)meç, cross-match: çapraz (karşılıklı) uygunluk, kan eşleme

kros(s)over: değiştokuş

krosmeç yapmak: kan eşlemek

KS

kseroderma, kserodermi: deri kuruması

kseroftalmi: göz kuruması

kseroz(is): kuruma

KU

kuasispesies: türümsü

kuaterner: dördüncül

kuiz, quiz: yoklama, kısa sınav

kuldösak (cul-de-sac): çıkmaz

kurrikulum (curriculum) : öğretim izlencesi

kurrikulum vitae: özgeçmiş

kurvatür: eğri; eğrilik

kutis: deri

kültür: besiyeri; ekim; ekin

kümülasyon: birikim

kümülatif: birikici; birikimsel

kür: sağaltım; tam sağaltım

küratif: sağaltıcı, tedavi edici

küretaj, kürtaj: kazıma, kazıyıp temizleme

kürete etmek: kazımak, kazıyıp temizlemek

kütanöz: derisel, deri(yle ilgili)

küvöz: yaşanak

k ile başlayan tıbbi terimler

k ile başlayan tıbbi terimler

Özet
Tarih
Başlık
J ile Başlayan Tıbbi Terimler - Latince Sözlük - Tıp Sözlük
Puan
51star1star1star1star1star

Tıp eğitimine katkıda bulunabilecek materyalleri ve sağlıklı yaşamak için günlük hayatta kulanabileceğimiz ipuçlarını paylaşıyoruz.

Yorum Yapmak İçin Tıkla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Daha Fazla: Tıp Sözlük

  • Farmakoloji Nedir? Farmakoloji Nedir?

    Tıp Sözlük

    Farmakoloji Nedir? Alt Dalları, Görevleri ve Tanım

    Yazar:

    Farmakoloji Nedir? Farmakoloji, Yunanca ‘’pharmacon’’ (ilaç) ve ‘‘logia’’ (bilgi) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İlaçların kaynaklarını, kimyasal ve...

  • Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük

    Tıp Sözlük

    Konjugasyon

    Yazar:

    Konjugasyon nedir? Konjugasyon, Suda çözünür hale getirme anlamına gelmektedir. Konjugasyon tıpta sık sık karşılaşılan, anlamı bilinmesi gereken...

  • Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük

    Tıp Sözlük

    Hepatotrop Virüsler

    Yazar:

    Hepatotrop Virüsler nedir? Hepatotrop Virüsler, Karaciğere özgü virüsler (Hepatit A, B, B, D) anlamına gelmektedir. Hepatotrop Virüsler...

  • Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük

    Tıp Sözlük

    Hepatolitiazis

    Yazar:

    Hepatolitiazis nedir? Hepatolitiazis, Karaciğer taşlaşması anlamına gelmektedir. Hepatolitiazis tıpta sık sık karşılaşılan, anlamı bilinmesi gereken kelimelerden biridir....

  • Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük Tıbbi Terimler Sözlüğü - Latince Sözlük

    Tıp Sözlük

    Ekstrete Etmek

    Yazar:

    Ekstrete Etmek nedir? Ekstrete Etmek, Salgılamak anlamına gelmektedir. Ekstrete Etmek tıpta sık sık karşılaşılan, anlamı bilinmesi gereken...

En Üst